Genel

bigün.

Gece 03:48’di sonunda herkes yatmıştı başı dönüyor sanki bir nöbet geçiriyordu. Yatağına uzandı o sessizliğin sesi kulaklarında çınlarken birşeyleri düşünmeye daha doğrusu birşeyleri düşünmemeye çalışıyordu. Günahlarını saydı bu düşüncelerden kaçmaya çalıştı daha önceden yüzlerce kez düşünerek uykuya dalmak zorunda kaldığı  sayılı güzel ama yitirilmiş artık çoook uzakta olan günlerini tekrar düşünmeye başladı…Uykuya daldı.

Uyandığında saat 5:18 di hiçkimse yine msj atmamıştı.şaşırmadı.Yatmaya devam etti ama içinden bir his uyuma uyandığında daha kötü şeyler olacak dedi. Tabiki dinlemedi. Uyudu.

Yine boktan bir rüya gördü. Uyanınca ne gördüğünü asla hatırlamayacağı ama ne kadar boktan olduğunu da unutmayacağı, belki tüm gününü altüst edecek bir rüya.Uyandı telefonunda 1 yeni msj ondada hayal kırıklığı vardı. Yataktan atladı biraz dolandı aynaya baktı aynadaki amerikaç piçi traş olmasını istedi , aynaya tükürdü çapaklı gözlerle bilgisayara baktı birileri onu hatırlamış mı bloguna girilmiş mi hiç yazdığı bir yazı beğenilmiş ona ithafen yazılan birşey olmuş mu diye. Sonuç onu şaşırtmadı koca bir hiçti. Pc den kalktı okula gitmeye karar verdi bugün kitap alması gerekiyordu. Bir arkadaşına saat 1 de görüşürz demişti ve saat 3 tü. Asosyallik damarlarımda herhalde diye söylendi. güldü,giyindi. Yolda kaç saatir yemek yemediği aklına geldi bir fırına girdi : “Abi bi poğaça versen ? ” dedi. ” Poğaça kalmadı” cevabı onu şaşırtmadı.  Okula yürümeye devam etti yağmur yağıyordu ve ıslanıyordu sokaklar boştu , tam istediği gibi. Kendini süper kahramanların yerine koyan çocuklar kadar şendi. Kendini özel hissetti. Okula girişinde ; sağnak yağmur altında güvenliğin terörist muamelesini günün boktanlığına verdi.Girmesi gereken binaya girdi 10 dk geçmeden kitap satıcılarının dolandırıcı olduğu herkesin dolandırıldığı bilgisini aldı . Konuşan kişinin yanında duruyordu onlarca kişi etraflarına toplanıyordu ama o duygusuzdu bunun olacağını hissetmiş gbiydi insanların kendisine sorduğu soruları “Ne ? , Bilmiyorum , Anlamıyorum ” diye geçiştirdi midesi bulanıyordu , buradan ayrılmalıydı yürümeye başladı tanıdık birilerinin çıkmaması için dua etmekte gecikti birisi “Renaaaaan” diye seslendi. yumruğunu sıktı enerjik görünmeliyim dedi ; güldü ve konuşmaya başladı.  Konuştukça midesi bulanıyordu sosyalleşmek ona göre değildi hayatta hiçbirşeyin ayarını tutturamamıştı eğer ki konuşmaya kalktığı kişilerle samimi olmaya kalkarsa yine işler kötüye saracaktı bir kalasın “aşkitooom” demesi gibi birşeydi insanları düşünmesi onlarla vakit geçirmesi . Yinede normal insanların yaptığı gibi arkadaşlarını düşünen insan triplerinde birkaç cümle sarf etti. O konuştukça insanlar gülüyordu ama o içten içe güldürmek ağlayanın işidir diyordu. Kısa süre sonra oturduğu masadakiler kalktı en son 12 saat önce yemek yediğini hatırladı etraftaki çiftlerden iğrenerek sapı sapına bir lokantaya girdi. Çıktığında hava hala yağmurluydu bu tarz havaları seviyordu yine gülümsedi 15 dk snra yatağındaydı aşırı asosyal halinden taviz vermedi tuğladan kalın kitabını uzun süre okumaya devam etti son kişi de yattıktan sonra gülümsedi kulaklığını taktı ve müziğini dinlemeye başladı :

Bırak.

Tutma elimi kader bedbahtım.

Veliahttım hile ile alındı tahtım.

Zamanım tükendi. Tılsımım kalmadı.

Derman desen yerde sürünür.

Bunu almaz aklın !

Tam 9 sene boşu boşuna çalışmak,

Yıllar aktıkça ömründen bu boşlukla tanışmak.

Bi parça olmak istiyorken.

Bin parçaya bölünürsün ve zordur buna alışmak.

Rüzgarım titretir avaredir ansızın beklemeden eser içine işler ‘ zamansızım ‘

Bu göklerin ince nüktesinde kirim sandım, güneş mi kavurdu ? sahra mı ? Kararsızım*

İçinde gizlenirim toprak, esaretimden.

Titrerim geceye daralır mesafeler.

Nabzıma göre şerbetini döker tanrı.

Kuma gömülür, kumdan efsaneler.”

Saate baktı 05:11 , gözlerini kapadı 3 saat sonra uyanık olmalıydı.

Renan Reis

Yorum

Click here to post a comment